Röportajımız sırasında Cem Hakko’nun spor tutkusundan da konuşuyoruz. Bu tutku, Cem Bey’in gözlerinden okunuyor adeta. Spordan bahsettikçe Cem Hakko’nun neşeli kimliği daha da fazla ortaya çıkıyor ve şöyle anlatıyor Cem Bey spor tutkusunu, “Spor tutkum 5 yaşında başladı ama o sıralar birçok şeyin farkında değildim.
15 yaşında yurtdışına gittiğimde ideallarim de daha fazla belirginleşmeye başladı. Mesela, kayak sporunda, Formula 1′de kendime idoller seçerdim. Bu sayede kondisyon ve fizik için daha da çok çalışmaya başladım. 20 yaşına geldiğimde kayakta ilk 5′e girmeyi başardım. Go-card, atçılık, carting şampiyonasında ise ilk 10′da yer alıyordum. İş nedeniyle şimdilerde eskilerde olduğu gibi spor yapamasam da spor organizasyonlarına oldukça sık yer veriyorum.”
Cem Bey, gerçekleştirdikleri organizasyonları da bizimle paylaşıyor: “Bir gün, bir arkadaş ortamında sohbet ederken mekanik sporlara kimsenin ilgisi olmadığından bahsettik. Oysa pist de, Monte Carlo’yu aratmayan boğaz da hazırdı. Bu düşünceden yola çıkarak üç arkadaş aramızda çok iyi bir sinerji yarattık. Sayın Hisarcıklıoğlu, pist fikrimizi çeşitli odalara sundu. Atik kişiliğiyle tanınan Sevgili Mehmet Yıldırım’ın hemen gerekli inşaatı başlatmasıyla da herşey muhteşem bir uyumla devam etti ve bugünlere gelindi. Türkiye bunun tam olarak farkında değil belki ama devletimiz gerçekten de çok büyük bir olayı kabul etti. Formula 1′in yanı sıra önümüzdeki aylarda yapılacak çok önemli 6 yarış sayesinde de Türkiye’nin tanıtımı yapılacak. Türkiye’yi her fırsatta tanıtmak istiyorum. Çünkü ülkemi çok seviyorum. Bu açıdan çok güzel işlere imza atıyoruz. Dayanamayıp öncülük ettiğim bir başka organizasyon ise yelken yarışları oldu. Haziran ayında Boğaziçi’nde Vakko Sailing Cup 2005 adı altında iki etaplı bir yelken yarışı düzenledik. Bunun gerçekleşmesine olanak tanıyan Ataköy Marina’ya çok teşekkür ediyorum. Golf turnuvalarında ise beşinci yılımızı doldurduk. Bu da bizler için ayrı bir gurur kaynağı.”